Küresel olarak içinden geçmekte olduğumuz bu süreçte, her birimizin kendimizle baş başa kaldığı zamanlar oldu. Kendimizle geçirdiğimiz bu zamanlarda kimimiz yaptıklarımız ve yapmadıklarımızla yüzleşirken, kimimiz de bize yapılanlar veya yapılmayanlarla yüzleşti ama sonucunda hepimiz farklı duygu iniş çıkışları yaşadık. Bugüne kadar mesleki ve özel hayat deneyimlerimden çıkarttığım tek şey, herkes iç huzur ve mutluluk duygusunu deneyimlemeyi derinden arzuladığıdır.

Çevrenizdekilere hayatlarında ne istediklerini sorduğunuzda, birçok insan başarılı ve amaç dolu bir yaşam, yaşamak için güzel bir yer, tatmin edici bir iş ve onları destekleyen aile üyeleri cevaplarını vereceklerdir. Ama baktığınızda tüm söylenenlere sahip olan ve hala hayatlarında mutsuz olan kişileri görürsünüz. Peki o zaman mutluluğu bulmak çok mu zor?

Hepimiz doğuştan temiz kalpli ve sevgi dolu insanlarız, ama bazen kendimizi eski kızgınlıklara, acılara ve yargılara tutunurken bulabiliriz. Bu tutunmalar bizi hayattan zevk alma, bolluk ve sevgiye sahip olduğumuz gerçeğini enerjisel olarak kilitler. Aslında kendimizle kilitlediğimiz duygu öfkemizdir.

Sonunda sahip olduğunuz bu öfkeyi serbest bırakmanızın nasıl bir his olacağını bir an için hayal etmenizi istiyorum.  Babanızla, annenizle, patronunuzla ya da eski sevgilinizle sevgi dolu konuşuyor olmak nasıl bir duygu? Kan basıncınızın yükseldiğini ya da kaçmak ve saklanmak istediğinizi mi hissediyorsunuz?

Geçmişte size zarar verdiğini düşündüğünüz kişinin tam önünüzde oturduğunu hayal edin. Onu ve kendinizi affetmek çok zor mu geliyor? Zor geliyorsa demek ki zihninizin, kalıplarınızın ve en önemlisi öfkenizin size hükmetmesine izin veriyorsunuz. Affetme, en yanlış anlaşılan kavramlardan biridir ve anlatıldığı kadar zor değildir, gerçekten! Kendinizi ve diğer kişiyi her koşulda affetme yapılmış yanlış eylemin doğru olduğu ve/ veya kabul ettiğiniz anlamına gelmez.

Doğru olan affetmemenin hayatımızda en büyük engel olduğudur. Affettiğimizde, kendimizde sağlıksız olan ve bizi başkalarına bağlayan tüm zincirleri temizleriz. Aynı zamanda kalplerimizi bağlayan ve sevgimizin ifadesini sınırlayan prangaları serbest bırakmış oluruz.  Affetmeyi reddettiğimizde, tek yaptığımız zehri, öfkeyi, kini içimize atma ve bu olumsuz duyguları beslemektir.

Affetmek, kendimize verdiğimiz bir armağandır, bu armağanla gerçekten olduğumuz bireye dönüşebiliriz. Şu anda bir şey hakkında çok net olmak istiyorum. Ben sizden farklı değilim. Hiçbir şekilde veya formda sizden daha akıllı değilim o yüzden herkesin kendini ve diğerlerini affedebileceğine inanıyorum.

Şu an için, sizinle benim aramdaki tek fark; eski hikayelerimin, olumsuz duygularımın ve affetmememden kaynaklanan öfkemin hayatımdan çıkmalarına izin vermem ve önce kendimi daha sonra bana zarar veren, üzdüğünü düşündüğüm herkesi affetmek.  Affetmenin işe yaradığını biliyorum çünkü ben hayatımda deneyimledim ve birlikte çalıştığım birçok danışanım da deneyimledi.

Affetmek kavramını heyecan veren bir macera gibi düşünün böylece, kendinizle birlikte insanların da değiştiğini fark edeceksiniz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s